26 Temmuz 2012 Perşembe

İftara Misafirimiz Var!

Pek sevdiğimiz bir arkadaşımız iftara geldi. Özel bir misafirimizdi ve yalnızca 2 saatlik bir vaktim vardı. Pratik yemekler tercih etmeliydim ama doyurucu da olmalıydı. Seçimlerimden çok memnun kaldım, yiyenler de kaldı galiba ya :)


Gerçekten Domates Çorbası


Çorbasız iftar olur mu hiç? 
Daha önce hiç yapmadığım domates çorbası yaptım. Nedense gözümde çok büyütüyordum bu çorbayı. Çok çok basitmiş! :)


Malzemeler
3 adet domates (rendelenmiş)
1 yemek kaşığı zeytinyağ
1 yemek kaşığı un
1 yemek kaşığı salça
3 su bardağı su
2 yemek kaşığı süt
Tuz

Yapılışı
* Unu ve yağı kavuruyoruz
* Rendelenmiş domatesi, tuzu ve salçayı ilave edip karıştırıyoruz. (Topak topak olmaması için ben çırpıcı kullandım)
* Suyumuzu da ilave edip çorba kıvamına gelinceye kadar karıştırıyoruz. 


İlk önce çorbayı yapmıştım, servisten önce tekrar ısıtmak zorunda kalacağım için sütü ısıtırken ekledim. Kremalıymış gibi bir tat veriyor.
Ayrıca minik kıtır ekmekler de yaptım ve kaşar peyniri ile servis yaptım. 

Püre Yatağında Rengarenk Sebzeli Etli Bir Şey
Yaşasın! Artık benim de "püre yatağında" bir yemeğim var! \o/
Bu yemek fikrini bir arkadaşımdan aldım. Kendim de bir şeyler kattım. Gerçekten lezzetli bir yemek oldu. Hem çok pratik hem de doyurucu...
Malzemeler:
Yarım kilo yağsız kuşbaşı (dana)
1 yemek kaşığı domates salçası
1 adet orta boy soğan
1 adet kırmızı dolma biber
1 adet sarı dolma biber
1 adet yeşil dolma biber
2 diş sarımsak
1 yemek kaşığı nar ekşisi
Tuz, kekik
Patates püresi (Herkesin bildiği püre ama madem acemiyiz tarifini ayrıca yazarım :) )

Soğan ve biberleri böyle yuvarlak yuvarlak
keselim tamam mı? :
)

Yapılışı
* Önce etleri düdüklü tencerede haşlayalım (Su ve tuz ile)
* Varsa sac tavasında (ben derin bir teflon tava kullandım) yuvarlak yuvarlak kestiğimiz soğan, renkli biberler ve kalan tüm malzemeyi (kekik ve nar ekşisi hariç) tavada iyice pişirelim. Artık iyice pişen malzemelere haşladığımız etleri ilave edelim ve karıştıralım. Ocaktan almadan önce nar ekşisi ve kekiği ilave edelim.
Servis ederken de önce patates püresini tabağa yaydım, üzerine yemeği koyup onun da üzerine tavada kalan sostan azcık gezdirdim. Üzerine deeee kaşar peyniri rendesi ekleyince vallahi de güzel oldu.


Bir de pilav yaptım yanında. Onun da tarifi başka zaman artık :)


Yemeğin lezzetini o yemeği paylaştığın kişiler belirler derler. Bu nedenle bizim bu iftarımız çok lezzetli ve keyifliydi.
Afiyet olsun...
Ah neler oldu neler! 
Yaklaşık 1 yıldır yeni bir şey yazmamışım. 
Bu geçen sürede acemiliğimi biraz attım. Çoğu zaman ölçü kullansam da, çoğunlukla kişisel ölçü birimi yani "göz kararı"nı kullanmaya bile başladım! 
Artık daha pratiğim ve kolaylıkla yemek yapabiliyorum. Hızlandım hem de. Yapıyorum, yiyoruz. Bu yüzden de fotoğraf çekip anlatacak vakit bulamadım. 
Yemek yapmaktan aldığım keyif gün be gün artıyor. Beğenenler de oluyor yemeklerimi. Bu da beni motive ediyor tabii. 
Asla şahane yemekler yapıyorum diyemem. Hala bu blogun amacı olan "acemiler için pratik yemek tarifleri" fikri ile yazıyorum. 
Yumurta dahi kıramayan ben bile artık etli yemekler yapabiliyorsam herkes yemek yapar diyorum!


"Yemek yapmayan kızımız kalmasın" dedik ya, hadi kalmasın :)




26 Mayıs 2011 Perşembe

Egzotik Cupcake

Malzemesi bol, tadı da çok lezzetli. En keyifli kısmı tabii ki süslemesi :)

Malzemeler (10 adet için)
60 gr kırık ceviz,
225 gr un
½ tatlı kaşığı kabartma tozu
1/4 tatlı kaşığı karbonat
1/4 tatlı kaşığı toz tarçın
1/4 tatlı kaşığı tuz
40 gr hindistan cevizi rendesi
55 gr oda sıcaklığında tereyağ
200 gr toz şeker
2 adet yumurta
120 ml süt
½ paket vanilya
½ tatlı kaşığı portakal kabuğu rendesi
½ muz (püre halinde)
110 gr taze ananas (küp küp doğranmış)

Yapılışı
Büyük bir kapta tereğ ve şekeri iyice kabarıp renkleri açılana dek mikserle çırpın. Yumurtaları teker teker ekleyip, aralarda mikserle düşük hızla çırpın.
Un, kabartma tozu, karbonat, vanilya ve tuzu karıştıralım ve bu karışımı da yumurta ve şekere ekleyelim.
Portakal kabuğu rendesi, muz, ananas, hindistan cevizi ve cevizleriekleyip yeteri kadar karıştırın.
Karışımı sıkma poşetine doldurup önceden yağlayıp unladığumız cupcake kaplarına sıkın. (Silikon ve kağıt kaplarda bu işleme ihtiyaç yok.)
Önceden ısıttığınız fırında170 derece pişirin.
Kalıbınız fırının ortasında yer alacak şekilde 20-25 dakika kadar ve ortasına batırdığınız kürdan temiz çıkana dek fırınlayın.

Biz üzerini uğur böceği ile süsledik. Şeker hamuru ile :)

Afiyet olsun :)

Benim böceğim biraz şaşkın :)

Cupcake gelir hoş gelir :)

Geçtiğimiz günlerde doğum günümdü. Mutfağa yeni yeni alışan ve cupcake yapmaya hevesli birine alınabilecek en güzel hediyeleri aldım.

Renkli cupcake tepsileri

Rengarenk cupcake ve muffin kalıpları



Çırpıcı :)

Veeee bunların hepsini kullanabilmem için Cupcake ve Süsleme Teknikleri dersi :))


Dün dersime gittim, şahane bir koku karşıladı beni. Bu aralar geçirdiğim mutsuz günlerime ilaç gibi geldi. Hani huzursuzca eve gelip, eve girince annemizin yaptığı kek kokusunu duyarız ya ve alır götürür ya o huzursuzluğu işte öyle hissettim kendimi Coccolat'a girince. Bütün gün sürdürdüm o pozitifliği. İki tarif öğrendik dün ve cupcake kremaları tabii. Onları paylaşacağım birazdan ve ilerleyen günlerde de yenilerini :)

İyi ki doğmuşum :)

Cevizli Kadayıf

Mutfakla arası olmayan biri olarak kadayıf bana hep zor bir tatlı olarak görünmüştür. İşte hayat felsefemi mutfağa da yansıttım :d Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Son derece basitmiş. Şöyle ki:


Pişmemiş tel kadayıfı alıyoruz. Parçalar halinde ayırıp, içlerine ceviz koyup rulo yapıyoruz. Tepsiye diziyoruz ve fırında üzerleri kızarıncaya kadar pişiriyoruz. Fırından çıktıktan sonra (biraz soğutalım) üzerlerine hazırladığımız şerbeti döküyoruz. Şerbetin nasıl yapıldığını aşağıda veriyorum. İlk şerbeti sıcakken dökelim, iyice soğuduktan sonra ikinci bir şerbet daha döktürdü annem :) Bu da daha yumuşak olmasını sağlıyormuş :)


Sıcakken dökeceğimiz şerbet: 1,5 su bardağı şekeri, 1,5 su bardağı su ile pişiriyoruz.
Soğukken dökeceğimiz şerbeti de 1 su bardağı şeker ve 1 su bardağı su ile elde ediyoruz.
Üzerini cevizle süsleyebiliriz.
Afiyetler olsun...


10 Mayıs 2011 Salı

Zeytinyağlı Biber Dolması

Zeytinyağlı biber dolması deyince aklıma hep "deniz kenarı" geliyor. Küçükken denize giderdik, anneler kızartmalar, börekler, kekler yaparlardı. Deniz kenarı yemeklerimizin olmazsa olmazı da zeytinyağlı biber dolmasıydı. Ben pek sevmem, o zamanlarda da sevmezdim ama şimdi zeytinyağlı biber dolması görüp, kokusunu alınca eski deniz sefalarımızı hatırlıyorum. İşte bu yüzden artık görüntüsünü ve kokusunu seviyorum :)

Biraz kendimi aşabilmek için yaptım bu dolmaları :) Düdüklü tencerede 20 dakika pişirdim, pirinçleri biraz daha pişseydi daha güzel olacaktı. Sizin yarım saat pişirmenizi tavsiye ederim. İçine üzüm, fıstık koymadım. Ailecek pek sevmeyiz bu türlüsünü. Tercihe bağlı tabii.

Malzemeler

10 adet dolmalık biber
1,5 su bardağı bardak pirinç
½ su bardağı bulgur
3 adet soğan
Zeytinyağı
Tuz, Kimyon, Karabiber, Yenibahar, Pul biber

Yapılışı
Soğanları ince ince doğruyoruz. Zeytinyağı ile birlikte kavuruyoruz. Soğanlar biraz pembeleşince yıkanmış pirinç ve bulguru da ilave ediyoruz. Baharatları ilave edip, yarım ateşte biraz kavurduktan sonra ateşten alıyoruz ve kendi halinde demlenmeye bırakıyoruz.

Bu arada biberlerimizin bir parmak hareketiyle başlarını koparıp, çekirdeklerini temizleyip yıkıyoruz.


Hazırladığımız iç iyice demlendikten sonra biberlerimizi dolduruyoruz. Güzel görünmesi için de biberlerimizin üzerini bir parça domates ile kapatıyoruz. Yeşille kırmızının uyumu süper :)

Doldurduğumuzu dolmalarının üst tarafı yukarıya gelecek şekilde tencereye yerleştiriyoruz. Üzerine tekrar biraz tuz serpiyoruz ki biberlerin de tadı tuzu olsun.

İşte bu kadar, sandığımdan daha kolaymış :)

Afiyetler olsun efendim...

Çıktığım bu yemek yapma macerasında en zevk aldığım şeylerden biri de yemeklerimin fotoğraflarını çekmek :) Özlemişim

7 Mayıs 2011 Cumartesi

Havuçlu Tarçınlı Kek ve Bonusu

2-3 gündür aklımdaydı şööööyle vitamini bol havuçlu bir kek yapmak. Bugün yaparım diyordum ama evde yumurta bittiğinden çıkıp almaya üşendim açıkçası. Amaaan sonra yaparım dedim. Ama en sadık deneklerimden birinin canı biraz sıkkındı, biraz da stresliydi. Hem onu birazcık gülümsetmek hem de "deneğin kalbine giden yol midesinden geçer" sözünden yola çıkarak havuçlu tarçınlı kek yaptım. Umarım beğenir ve biraz da olsa mutlu olur :)
Tarifi bir yerden almadım, her zaman yaptığım keke havuç, ceviz ve tarçın ekledim sadece.
Şöyle ki:

Malzemeler
4 yumurta
1,5 su bardağı şeker
1 su bardağı sıvı yağ
2 tatlı kaşığı tarçın
2 su bardağı un
½ su bardağı nişasta (nişasta koymak istemiyorsanız 2,5 su bardağı un koyun. Ben nişastayı tercih ediyorum kıvamına kattığı güzellik için.)
2 su bardağı rendelenmiş havuç
Vanilya, kabartma tozu
Bolca ceviz

Yapılışı:
Yumurta ve şekeri çırptıktan sonra içerisine yağı da ekliyoruz.
Ayrı bir kapta un, nişasta, kabartma tozu, vanilya ve tarçını karıştırıyoruz.
Sonra bu iki karışımı birleştirip, havuç ve cevizlerimizi de ilave edip karıştırıyoruz.
Pişmemişken bile lezzetli olan bu karışımımızı kek kalıbımıza boşaltııııp fırına veriyoruz.
Afiyet, bal şeker olsun :)

* Keki yaparken bana "Emmy The Great" eşlik etti. Size de yerken eşlik etmesini isterseniz eğer, şuradan buyrunuz:

....ve bonusu
Havucu biraz fazla rendelemişim ben de kalan bu malzeme ile havuç salatası yaptım. İçerisine yoğurt, mayonez, nane, pulbiber, ceviz ve zeytinyağı ekledim. Siz sarımsak da ekleyebilirsiniz, bence çok yakışır :)